HASTA BİLGİLENDİRME

Ani İşitme Kaybı

Ani işitme kaybı, işitmenin saatler içinde ya da birkaç gün içinde belirgin biçimde azalmasıdır; çoğunlukla tek kulakta ortaya çıkar ve kulakta tıkanıklık veya dolgunluk hissiyle karışabilir. Dış kulak yolu ya da orta kulak nedenleriyle açıklanamayan ani işitme kayıpları iç kulak kaynaklı olabilir ve kılavuzlarda gecikmeden değerlendirilmesi gereken bir durum olarak ele alınır. Bu sayfa, ani işitme kaybının ne anlama geldiğini, kulak tıkanıklığından nasıl ayrıldığını, zamanında değerlendirmenin neden önemli olduğunu, KBB muayenesinde nelerin yapıldığını ve tedavi yaklaşımlarının genel ilkelerini açıklar.

Kulak yolu, iç kulak ve işitme sinirini ses dalgalarıyla birlikte gösteren tıbbi illüstrasyon

Ani işitme kaybı nedir?

Ani işitme kaybı, işitmenin kısa bir süre içinde, genellikle saatler ya da üç güne varan bir süreçte, belirgin biçimde azalmasıdır. Çoğunlukla tek kulakta ortaya çıkar; kişi bunu çoğu zaman sabah uyandığında ya da telefonu o kulağına götürdüğünde fark eder.

İşitme kaybına kulakta dolgunluk veya basınç hissi, çınlama ve bazen baş dönmesi eşlik edebilir. Kulak ağrısı veya akıntı bulunması, dış ya da orta kulağa ait başka veya eşlik eden nedenleri düşündürebilir ve muayenede ayrıca değerlendirilir.

Klinik kılavuzlarda ani sensörinöral işitme kaybı, üç gün (72 saat) içinde ortaya çıkan ve işitme testinde birbirini izleyen üç frekansta belirli bir düzeyde ölçülen, iç kulak veya işitme siniri kaynaklı kayıp olarak tanımlanır. Bu ölçütlerin karşılanıp karşılanmadığı ancak işitme testiyle belirlenebilir; yakınmanın şiddetine bakarak bu ayrımı yapmak mümkün değildir.

Ayrıntılı incelemeye rağmen olguların önemli bir bölümünde kesin bir neden bulunamaz; bu durum idiyopatik olarak adlandırılır. Nedenin bulunamamış olması, değerlendirmenin gereksiz olduğu anlamına gelmez: değerlendirmenin amaçlarından biri de tedavi edilebilir ya da farklı bir yaklaşım gerektiren nedenleri ayırt etmektir.

Kulakta tıkanıklık hissi ile aynı şey midir?

İşitme azalması iki farklı mekanizmayla ortaya çıkabilir ve bu ikisi kişiye çoğu zaman aynı biçimde, kulak tıkalıymış gibi hissettirir:

  • İletim tipi kayıp: Sesin iç kulağa ulaşmasını engelleyen dış kulak yolu ya da orta kulak kaynaklı nedenler; örneğin kulak kiri tıkacı, dış kulak yolu iltihabı, üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası orta kulakta sıvı birikmesi veya kulak zarı sorunları.
  • Sensörinöral kayıp: İç kulak ya da işitme siniri kaynaklı nedenler. Ani işitme kaybının gecikmeden değerlendirilmesini gerektiren tablo öncelikle budur.

Hangi mekanizmanın söz konusu olduğunu evde ayırt etmek mümkün değildir; bu ayrım muayene ve işitme testiyle yapılır. Bu nedenle “muhtemelen kulak kiridir” varsayımıyla beklemek, kulak damlası ya da kulak temizleme girişimleriyle vakit kaybetmek uygun değildir.

İşitmenin tamamen kaybolmamış olması da durumu önemsiz kılmaz: ani işitme kaybı çoğu zaman tam bir sağırlık değil, kısmi bir azalma biçiminde ortaya çıkar.

Neden zamanında değerlendirme önemlidir?

Ani işitme kaybının nedenlerinin bir bölümü, erken dönemde tanınıp tedavi edilmesi gereken durumlardır. Kılavuzlar, tanının doğrulanması için işitme testinin en kısa sürede, yakınmanın başlangıcından sonraki iki hafta içinde yapılmasını, kortikosteroid tedavisinin de ilk iki hafta içinde değerlendirilebilecek bir seçenek olduğunu belirtir. Bu süreler, kılavuzların tanımladığı değerlendirme ve tedavi pencereleridir.

Hastaların bir bölümünde işitme kendiliğinden düzelebilir. Ancak hangi kişinin bu gruba gireceği başlangıçta bilinemez; kendiliğinden düzelmeyi beklemek, değerlendirmenin yerini tutmaz. Kılavuzlar, iyileşme beklentisiyle ilişkili etkenler arasında yakınmanın başlangıcı ile tedavi arasında geçen süreyi de sayar. Bu, erken değerlendirmenin iyileşmeyi garanti ettiği anlamına gelmez; kılavuzların tanımladığı zaman pencerelerinin içinde kalınmasını önemli kılar.

Zamanında değerlendirmenin ikinci amacı, işitme kaybının ardında yatan ve farklı bir yaklaşım gerektiren nedenlerin gözden kaçmamasıdır.

KBB değerlendirmesinde neler yapılır?

Değerlendirme ayrıntılı öyküyle başlar: işitme kaybının ne kadar sürede ortaya çıktığı, tek ya da çift taraflı olduğu, eşlik eden çınlama, baş dönmesi, dolgunluk, ağrı veya akıntı, yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyon, travma ya da basınç değişikliği, kullanılan ilaçlar ve önceki kulak hastalıkları sorgulanır.

Muayenede kulak yolu ve kulak zarı otoskopla incelenir; kulak kiri tıkacı, iltihap, zar delinmesi veya orta kulakta sıvı gibi iletim tipi nedenler bu aşamada görülebilir. Diyapazon testleri, işitme testinden önce iletim tipi ile sensörinöral kaybı ayırt etmeye yardımcı olan basit bir muayene basamağıdır.

Belirtiler gerektirdiğinde yüz siniri, göz hareketleri ve denge muayenesi de değerlendirmenin parçasıdır.

İşitme testi ve ileri incelemeler

İşitme testi (odyometri) bu tablonun temel incelemesidir: kaybın gerçekten var olup olmadığını, derecesini ve iletim tipi mi yoksa sensörinöral mi olduğunu ortaya koyar. Tanı, muayene bulgularıyla birlikte bu testle konur.

Sensörinöral kayıp saptandığında, işitme siniri ve iç kulak yolu ile ilgili nedenlerin araştırılması için MR görüntüleme veya işitsel beyin sapı yanıtı (ABR) testi gündeme gelebilir. Kılavuzlar, ilk değerlendirmede rutin beyin tomografisi çekilmesini ve rutin kan tetkiki yapılmasını önermez; hangi incelemenin gerekli olduğu bulgulara göre kişiye özel belirlenir.

Tedavi süreci boyunca ve sonrasında işitme testinin tekrarlanması, iyileşmenin izlenmesi açısından önemlidir.

Tedavi yaklaşımı nasıl belirlenir?

Tedavi, saptanan mekanizmaya göre planlanır. İletim tipi bir neden bulunduğunda (örneğin kulak kiri tıkacı ya da orta kulakta sıvı), tedavi doğrudan o nedene yöneliktir.

İdiyopatik ani sensörinöral işitme kaybında kortikosteroid tedavisi, güncel kılavuzlarda ilk iki hafta içinde değerlendirilebilecek bir seçenek olarak yer alır. Uygulanıp uygulanmayacağı, biçimi ve süresi hekim tarafından kişiye göre belirlenir. Yeterli düzelme sağlanmayan olgularda, belirli bir zaman aralığında kulak zarı içine uygulanan (intratimpanik) steroid tedavisi hekim tarafından yürütülen bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Kılavuzlar, antiviral ilaçların, damar genişletici ve kan akımını artırmaya yönelik ilaçların ani sensörinöral işitme kaybında rutin olarak kullanılmasını önermez.

Hiçbir tedavi işitmenin geri kazanılacağını garanti etmez; kılavuzlarda iyileşme beklentisiyle ilişkilendirilen etkenler arasında yaş, başlangıçta baş dönmesinin eşlik etmesi, kaybın derecesi, odyogramın biçimi ve yakınmanın başlangıcı ile tedavi arasında geçen süre sayılır. Kalıcı işitme kaybı ya da çınlama söz konusu olduğunda işitme cihazı ve işitsel rehabilitasyon seçenekleri ayrıca değerlendirilir.

Bu sayfada ilaç adı, doz ve kullanım süresi bilinçli olarak yer almaz; ilaç tedavisi hekim değerlendirmesi olmadan başlanmamalıdır.

Sık sorulan sorular

Kulağım tıkalı gibi hissediyorum; birkaç gün bekleyebilir miyim?

Kulak kiri gibi basit bir nedenle iç kulak kaynaklı bir kaybı evde ayırt etmek mümkün değildir ve ikisi aynı biçimde hissettirebilir. Açıklanamayan ani işitme azalmasında beklemek yerine muayene ve işitme testiyle değerlendirilmesi önerilir.

Ani işitme kaybı kendiliğinden düzelebilir mi?

Bir bölüm hastada kendiliğinden düzelme görülebilir. Ancak bunun kimde olacağı önceden bilinemez ve beklemek değerlendirmenin yerini tutmaz. Kılavuzlar, tanının doğrulanması ve bazı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için erken zaman pencereleri tanımlar.

Tek kulakta olması önemli midir?

Ani işitme kaybı çoğunlukla tek kulakta görülür; tek taraflı olması beklenen tablodur ve değerlendirme gerekliliğini değiştirmez. Aynı anda her iki kulakta ortaya çıkması ise daha az görülen bir durumdur ve daha geniş bir değerlendirme gerektirir.

Baş dönmesi de varsa ne anlama gelir?

İç kulak kaynaklı tablolarda işitme kaybına baş dönmesi eşlik edebilir; ayrıca eşlik eden baş dönmesi, iyileşme beklentisini etkileyen etkenler arasında sayılır. Ağır denge kaybı ya da sinir sistemine ait belirtiler eşlik ediyorsa, yukarıdaki uyarı bölümünde belirtildiği gibi değerlendirme gecikmemelidir.

Telefonla İletişim — +90 232 421 54 26